Son yüzyılda yaşanan teknolojik gelişmeler en çok çocukları etkiledi. 1930’larda televizyon, 1990’larda internet ve son yıllarda popülerleşen yapay zeka araçları; çocukların üzerinde zannettiğimizden daha fazla etkiye sahip. Teknolojik araçlar yetişkinler için icat edilmiş gözükse de kullanıcılarının çoğunluğunu gençler ve çocuklar oluşturmaktadır.
Toplum ve teknoloji arasında döngü bulunur. Topluma göre teknoloji şekillenir ve teknoloji toplumu yeniden şekillendirir. İhtiyaçlarımıza, isteklerimize ve gelecek düşümüze göre icat ettiğimiz teknolojik araçlar bizi kaçınılmaz olarak etkiler. Teknoloji kullanımı en çok da büyüme çağındaki çocuklarımızın fiziksel, bilişsel, dil, sosyal ve duygusal gelişimleri üzerinde etkilidir. Çeşitli bilişim teknolojilerinin kullanan çocukların yüzdesi hiç de azımsanacak gibi değil. OECD ülkelerinde internet kullanan 16-24 yaş aralığındaki bireylerin oranı 2024 yılında %98.66[1]iken TÜİK verilerine göre ise; 6-15 yaş grubundaki çocukların İnternet kullanım oranı %91,3 oldu.[2] Ayrıca yapay zekayı en fazla %39,4 ile 16-24 yaş grubunda yer alan bireylerin kullanıldığı belirtildi.[3]
Peki çocuklar bilişim teknolojilerini hangi amaçla kullanılıyor? Araştırma sonuçları gösteriyor ki; sosyal ağlarda gezinmek, dijital cihazlarla iletişim kurmak ve dijital içerik paylaşmak, pratik bilgi aramak, oyun oynamak veya kendi dijital içeriklerini oluşturup düzenlemek için kullanmaktadırlar.[4] Kullanım amaçların oranları ülkelere göre değişse de global ölçekte bakıldığında çocuklar ve gençler toplumun geri kalanına kıyasla teknolojiyle daha iç içe bir yaşam sürdürmektedir. Dolayısıyla bizim oluşturduğumuz teknolojik araçlar çocuklarımızı bizi etkilediğinden daha çok etkilemektedir.
Öğrenme ortamlarının teknolojik araçlarla zenginleştirilmesi; teknolojiye erişimi kolaylaşmasıyla beraber tablet, telefon gibi teknolojik cihaz kullanımın yaygınlaşması çocukların daha çok teknolojik araç kullanmasına imkan sağladı. Hatta okul çağından önce, sesli yapay zeka asistanlarıyla, teknolojiyle yakından temas kurdular. Video paylaşım platformlarındaki, çocuğun daha önce izlediği videoların analiziyle oluşturulan, video önerisinde bulunan algoritmalar yine çocukların okul çağından önce temasta bulundukları yapay zeka uygulamaları oldu.
Çocukların bilişsel gelişim seviyesi gerçeklik algısını doğrudan etkilemektedir. Yapay zeka ile girdikleri etkileşimlerde yapay zekayı ne olarak algıladıkları belirsizliğini koruyor. Yapay zekayı, bilinç düzeyinde insansı özellikleri taklit eden bir teknolojik araç mı yoksa ebeveynleri, arkadaşları ve öğretmenleri gibi sosyal etkileşimde bulundukları ancak görünmeyen kendine ait varlık olarak mı algıladıklarını bilmiyoruz. Bu; rüya gören bir çocuğun gördüğü rüyayı gerçekten ayırt edememesi gibi bi durum. Gençlerde ve yaşça büyük olan çocuklarda yani bilişsel gelişim dönemini başarıyla tamamlamış olanlarda bu tarz problemle karşılaşmıyoruz. Ancak doğduğundan beri yapay zeka kullanan okul öncesi dönemdeki çocuklarda bu risk devam etmektedir. Üstelik kendileri için kritik büyüme evrelerini içeren çocukluk çağında yaşanılan bu riskin onları ilerleyen yaşlarda nasıl etkileyeceğini bilmiyoruz. Gerçeklik algıları sağlıklı bir biçimde yerine oturacak mı yoksa yeni bir bozulmuş gerçeklik algılarına mı sahip olacaklar, bunun tespiti için elimizde yeterli veri bulunmamaktadır. UNICEF, 2024 yayın tarihli raporunda “YZ’nın küçük çocukların gelişimi üzerindeki etkisine dair yapılan araştırmalar sınırlıdır. Mevcut birkaç çalışma, YZ’nin erken çocukluk gelişimi için öğrenmeyi geliştirme ve bakım verenleri destekleme gibi heyecan verici fırsatlar sunduğunu göstermektedir.” dedi.[5] Yapay zekanın eğitim ve öğretimde destek aracı olarak kullanılmaya başlanmasıyla bireyselleştirilmiş öğrenme yaygınlaştı. Özellikle özel öğrenciler gibi farklı öğrenme yöntemlerine ihtiyaç duyan çocuklar için fırsat eşitliğine imkan sağlandı. Yapay zeka, okul öncesi çocuklar da dahil olmak üzere tüm öğrenciler için yeni fırsatların kapısını araladı. Yapay zeka destekli uygulamalar interaktif iletişim sayesinde çocukların dil gelişimine katkı sunarken ebeveynlere ve eğitimcilere de yardımcı oldu.
Yapay zeka kullanımı çocukların gelişimine bir çok yarar sağlasa da çeşitli riskler de doğurmaktadır. Veri gizliliği yapay zeka destekli araçlarda önem arz etmektedir. Çocuklarda veri gizliliğin sağlanması daha da kritik önemdedir.5 Çocuklara ait bilgilerin veri ihlali sonucunda kötü kullanımı bizleri bu konuda daha hassas yaptı. Örneğin Avustralya hükümeti çeşitli sosyal medya platformlarına kullanıcılar için yaş sınırı getirdi. Danimarka hükümeti çocukları zararlı içeriklerden korumak için belli yaşın altındaki çocuklara erişim engeli getirmeyi planlıyor. Çin ise çocukların internet kullanım sürelerine kısıtlama getirerek internet bağımlılığını azaltmayı hedeflemektedir. Tüm bu koruma çabaları başlangıç için anlamlı olsa da beraberinde çeşitli eleştirileri de getirdi. Yapay zekayı ve uygulamalarını kullanamayan çocukların kullanan akranlarıyla arasındaki teknoloji okuryazarlığı seviyesinde farklılaşmaya sebebiyet verebilir. Çocuklara yönelik erişim engeli, onarlın kişisel gelişimine ve eğitim hayatlarına olumsuz etki edebilir. Dijital içeriğe erişim eşitsizliği özellikle eğitimde fırsat eşitliği mani olurken çocukların dijital dünyadan soyutlanmasına, dijital dünyanın faydalarından mahrum kalmalarına neden olur.
Geçmişteki teknolojik araçların çocuklar tarafından kullanımını nasıl engelleyemediysek, bugün de yapay zeka için aynı durum geçerli. Erişim engeli, kullanım kısıtlaması gibi önlemler çocukları yapay zekanın tehditlerinden korusa da sağladığı faydalardan mahrum edecektir. Yapay zekanın toplumu dönüştürme potansiyeli göz önüne alındığında radikal önlemlerin sürdürülebilirliği bulunmamaktadır. Belli ki çocukların gelişim süreçlerine uyumlu yapay zeka araçları geliştirmek ve mevcut uygulamaları onlara göre revize etmek bizim için tek çözüm yoludur.
[1] https://data-explorer.oecd.org/vis?lc=en&df[ds]=dsDisseminateFinalDMZ&df[id]=DSD_ICT_HH_IND%40DF_IND&df[ag]=OECD.STI.DEP&dq=.A.C5B_I…Y16T24._T._T._T._T&pd=2012%2C&to[TIME_PERIOD]=false&vw=sb
[2] https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Cocuklarda-Bilisim-Teknolojileri-Kullanim-Arastirmasi-2024-53638
[3] https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Yapay-Zeka-Istatistikleri-2025-57945
[4] https://www.oecd.org/en/publications/how-s-life-for-children-in-the-digital-age_0854b900-en/full-report/how-children-use-digital-media_a8d3a6d0.html#chapter-d1e3401-61d21c5833
[5] https://www.unicef.org/reports/how-artificial-intelligence-reshaping-early-childhood-development