Yeşil dönüşümün, sürdürülebilirliğin, temiz enerjinin popüler olduğu günümüzde, gündelik yaşamdan akademik kariyere, sanat üretiminden ürün oluşturmaya kadar bir çok alanda kullandığımız yapay zeka araçları ne kadar çevreci?
Yapay zeka (YZ), makinelarin insan zekasını taklit ettiği sistemlerdir. YZ’nin bu misyonu onu büyük miktarda enerjiye muhtaç hale getiriyor. Özellikle yapay zeka modellerinin eğitimi, içeriğindeki milyarlarca parametrenin ayarlanması muazzam işlem gücü ve elektrik enerjisi gerektirmektedir. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) tahminine göre yapay zeka sorgulamaları, arama motorlarındaki bir aramanın yaklaşık 10 katı daha fazla elektrik tüketiyor. Yapay zeka veri merkezlerin elektrik tüketimi 2024 yılında dünya elektrik tüketiminin yaklaşık %1,5’ini veya 415 terawatt-saati (TWh) bulmuştur. Yani; ortalama bir yapay zeka veri merkezinin elektrik tüketimi, 100.000 hanenin elektrik tüketimi kadardır. Ayrıca veri merkezlerinin elektrik tüketimi 2017’den bu yana yılda yaklaşık %12 oranında artmıştır; bu, toplam elektrik tüketim oranının dört katından fazla bir artış anlamına gelmektedir.[i]
IEA’ya göre yapay zeka veri merkezlerinin elektrik tüketimi 2030 yılına kadar, mevcut durumun iki katına çıkarak, yaklaşık 945 TWh’ye ulaşacak. Enerji piyasasındaki talep artışı bu alana yönelik yatırımları arttırdı. Teknoloji şirketleri geliştirdikleri YZ araçları için gerekli olan enerji yalnızca satın almakla kalmayıp üretmek için de girişimlerde bulundu. Elektrik, YZ sistemlerin gelişimi için vazgeçilmezdir. Elektrik enerjisinin yetersizliği durumunda teknoloji girişimcilerinin YZ projeleri sekteye uğrayacaktır. Ülkelerin ve teknoloji devlerinin elektrik üretim santrallerine artan ilgisinin sebebi budur.
Veri merkezleri için kullanılan elektrik enerjisinin elde edilme biçimi, YZ teknolojisinin karbon ayak izine etki eder. Fosil yakıttan elde edilen elektriğin tüketimi dolayısıyla atmosferdeki sera gazını artırır. YZ’nin giderek daha fazla elektrik tüketeceği göz önüne alındığında, elektrik kaynağı doğru seçilerek çevreye verilecek zarar en aza indirilebilir.
YZ elektriğe ihtiyaç duyduğu kadar suya da ihtiyaç duyar. Çünkü veri merkezlerindeki soğutma işlemi için su kullanılmaktadır. UNESCO’nun 2025 tarihli “Daha Akıllı, Daha Küçük, Daha Güçlü: Kaynak Verimli Yapay Zeka ve Dijital Dönüşümün Geleceği” raporuna göre; 2027 yılına kadar YZ’nin 4,2-6,6 milyar m3 su harcayacak. Bu miktar, nüfusu 6 milyonun üzerinde olan, Danimarka’nın yıllık su tüketiminden fazladır. İklim değişikliğinin su kıtlığını ağırlaştırdığı günümüzde, YZ için harcanan su miktarı endişe vericidir. Soğutma işlemi için başka yöntemlerin geliştirilmesi sürdürülebilirliğe olumlu katkıda bulunacaktır. Dünyamızın geleceği için YZ gibi yenilikçi teknolojilerin kullanıcı odaklı olduğu kadar sürdürülebilir, karbon ayak izini azaltmaya yönelik ve enerji verimli olması gerekmektedir.
UNESCO, araştırmasında büyük dil modellerini oluşturma ve kullanma biçimimizde yapacağımız küçük değişikliklerin performanstan ödün vermeden enerji tüketimini %90’a kadar azaltabileceğini belirti.[ii] Aynı araştırmada bir dizi önlemin bizi yeşil yapay zekaya taşıyacağından bahsedildi. Yapay zeka modellerini, çeşitli tekniklerle, daha küçük ve basit hale getirerek %44 enerji tasarrufu sağlayabiliriz. Kullanıcılar olarak enerji kullanımını, YZ’yi daha kısa istemler ile kullanarak %50’den fazla azaltabiliriz. Eğer doğru iş için doğru yapay zeka modelini kullanırsak %90’a kadar daha az enerji tüketebiliriz. Bu noktada yapay zeka okuryazarlığı önem kazanmaktadır. Tüketici bilincinin oluşması teknoloji girişimcilerinin eylem planlarını dolaylı yoldan etkiler ve onları sürdürülebilir yapay zeka için harekete geçirir. Yapay zeka veri merkezlerinin kaynak tüketimi, karbon emisyonları, soğutma sistemleri için harcanın su miktarları gibi çevresel etkilerin şeffaf şekilde raporlanması bizi yeşil yapay zekaya bir adım daha yaklaştırır.
Her bir buluş insanlık bilgi birikiminin sonucudur. Bu buluşlar yarınlarımızı dünden daha yaşanabilir kılmalı ki bir anlama ulaşabilsin. Gündelik yaşantımızı kolaylaştırmasıyla, gelişim hızımızı artırmasıyla, işlerimizi kolaylaştırmasıyla bizlere fayda sağlayan her bir teknolojik yenilik kıymetlidir. Lakin kullandığımız teknolojik araçlar biricik dünyamıza geri döndürülemez zararlar verebilir. Bize düşen bu zararları minimalize etmek hatta mümkünse tamamen engellemektir. YZ gibi potansiyeli yüksek bir buluşu geleceğimiz için sürdürülebilir hale getirmek ve insanlığın ilerlemesini çevreyi yok ederek değil, çevreyle uyum içinde sürdürmesini sağlamak bizim kaçınılmaz sorumluluğumuzdur.
[i] https://iea.blob.core.windows.net/assets/601eaec9-ba91-4623-819b-4ded331ec9e8/EnergyandAI.pdf