Her yaştan öğrenci için VR ve AR eğitim içeriğinin deneysel ve interaktif öğrenme noktasında önemli olduğunu belirtmek isteriz. Sanal gerçeklik teknolojisi öğrenmenin daha iyi bir hale getirilmesinde çok önemli özelliklere sahiptir. Sanal gerçekliğin öğrenme ortamlarında etkin bir biçimde kullanılmasıyla öğrenciler hem bilgileri daha hızlı ve kolay bir biçimde edinirler, hem de öğrendikleri bilgileri gerçek yaşamla bağdaştırma imkânı bulurlar. Eğitimde Sanal Gerçeklik kullanımı ile interaktif öğrenme teknolojilerinde yepyeni bir konsept ile tanışın: Eğitimde sanal gerçeklik uygulamalarının benzersiz bir öğrenci dostu arayüzü, bütünleşmiş eğitim kaynakları ve kullanımı kolay öğretmen kontrolleri ile tamamlanmış bir ‘bağımsız’ Sanal Gerçeklik gözlüğü ile bütünleşmiş gelir.
Eğitimde sanal gerçeklik kullanımı ile gerek uzaktan eğitim gerekse interaktif eğitimde kullanılabilir olması sebebiyle; her yaştan öğrenci için katılımı artırmaya ve bilgi birikimini artırmaya yardımcı olmak için tasarlanmış çığır açan yeni bir teknolojidir. Ayrıca eğitimde sanal gerçeklik kullanımı uygun fiyatlı bir interaktif öğrenme yöntemi.
Eğitim alanındaki sorunların çözümünde karşılaşılan zorlukları aşmada geleneksel yaklaşımların yetersiz kaldığı düşünüldüğünde; bu sorunları aşmada en etkili yaklaşımlardan biri Eğitimde Sanal Gerçeklik (VR) kullanımıdır.
Sanal gerçeklik, bilgisayar ortamında oluşturulan 3 boyutlu resimlerin ve animasyonların teknolojik araçlarla insanların zihinlerinde gerçek bir ortamda bulunma hissini vermesinin yanı sıra, ortamda bulunan bu objelerle etkileşimde bulunmalarını sağlayan teknoloji olarak tanımlanabilir. Sanal gerçeklik son yıllarda eğitimde (Matematik, Fen, Tıp Eğitimi) ile kullanılmaya başlanmıştır.
Eğitimde Sanal Gerçeklik Kullanımı ve Sanal Gerçeklik Eğitim Uygulamaları yani VR Eğitim Uygulamalarının faydalarına değinecek olursak;
Sanal gerçeklik eğitim alanında hem öğrenciler hem de öğretmenler açısından oldukça kullanışlı ve olumlu sonuçlar doğuran teknolojik bir araçtır. Sanal gerçekliğin okullarda kullanılması öğretmenlerin yükünü oldukça hafifletmektedir. Sanal gerçeklik ortamlarında öğretmenler, öğrencilerin keşfetmelerini ve öğrenmelerini kolaylaştırıcı bir role sahiptir. Öğretmenler, öğrenci sorularını sadece cevaplayan kişiler olmaktan ziyade, öğrencilerin kendi kendilerine keşfetmelerinde ve yeni fikirler üretmelerinde rehberlik yaparlar. Sanal gerçekliğin eğitim alanında kullanılmasının öğrenci açısından pek çok yararları bulunmaktadır.
* Deneyimsel Öğrenme ve İnteraktif Öğrenme: Eğitimde Sanal Gerçeklik kullanımı, yeni bakış açılarının deneyimsel öğrenme ile gelişmesi için olanaklar sağlar. Eğitimde Sanal Gerçeklik Kullanımı ve VR Eğitim Uygulamaları ile öğrenciler; sanal gerçeklik ortamında bulunan objelerle etkileşim sonucu çeşitli sanal deneyim yaşantıları kazanmaları beklenmektedir.
* Etkileşimli Öğrenme: Öğretilecek konunun bazı özelliklerini ve önemli noktalarını Eğitimde Sanal Gerçeklik kullanımı ile diğer yöntemlere göre daha gerçekçi bir biçimde gösterir. Karşılıklı bir etkileşim gerektirdiğinden öğrencilerin pasif durumdan aktif konuma geçmelerini sağlar. Öğrenci sanal gerçeklik ortamında çeşitli objelerle etkileşim içerisindedir. Öğrenciler objelerin özelliklerini değiştirerek onları çeşitli açılardan inceleme ve gözlemleme şansına sahip olur. Öğrencilere sınırlı sınıf ortamlarında sıkıştırılmış zamanlarda deneyim kazandırmaktan ziyade daha geniş bir zaman aralığı sağlar.
* Hikayeleştirme: Eğitimde Sanal Gerçeklik Uygulamaları ile sanal gerçeklik ortamında anlatılan konular hikayeleştirilmiş özellikler taşır. Her öğrencinin kendi öğrenme hızına göre deneyim yaşamasına ve böylelikle öğrenme olayını daha etkin bir biçimde gerçekleştirmesine izin verir.
* Duyulara Önem vermesi: VR Eğitim Uygulamaları ve Eğitimde Sanal Gerçeklik Kullanımı ile VR ortamlarının sahip olduğu ses, ışık ve etkileşim özelliği öğrencilerin duyu organlarını entegre eder.
* Öğrencinin dikkatinin tam olarak toplanmasının sağlanması:Kabul edelim ki uzaktan eğitim öğrencilerin biraz da disiplinden kopması ve dikkatini tam odaklayamaması şikayetlerini de beraberinde getirdi. Eğitimde Sanal Gerçeklik kullanımı ile gelen VR Eğitim Uygulamaları; interaktif öğrenme ve yenilikçi öğrenme olduğu için, klasik öğrenme yöntemlerinden farklılaşıyor. Böylece öğrenciler, tüm dikkatlerini Sanal Gerçeklik Uygulamaları ile desteklenmiş Eğitimde Sanal Gerçeklik kullanımına aktarabiliyorlar.
* Sanal gerçekliğin eğitimde kullanımı ile gerçekte varolan ancak öğrencilerin inceleme ve keşfetme imkanlarının olmadığı yerlerin incelenmesini (Örneğin Mars yüzeyinde inceleme),
* Eğitimde Sanal Gerçeklik kullanımı ile Normalde oluşturulması mümkün olmayan ortamların oluşturulması ve etkileşimde bulunulmasını (Dünyanın buz çağına dönüştürülmesi)
* Eğitimde Sanal Gerçeklik Kullanımı ile Moleküler düzeyde yapıların görselleştirilmesini sağlayarak derinlemesine öğrenilmesini (Örneğin molekül yapıları veya virüslerin yapıları) sağlar.
* Matematiksel fonksiyonlar gibi soyut kavramları farklı perspektiflerle Eğitimde Sanal Gerçeklik kullanımı sayesinde öğrencilere etkileşimle sunarak öğrencinin konuyu daha iyi anlamasına olanak verir.
* Birbirinden uzakta bulunan ve ortak ilgiye sahip kişilerin bir araya gelmesini ve ortak projeler oluşturulmasını sağlamakta.
* Eğitimde Sanal Gerçeklik kullanımı Yaratıcılığı geliştirir.
* Eğitimde Sanal Gerçeklik kullanımı Motivasyonu artırır. (1)
Sanal gerçeklik tehlikeleri ve güvenlik sorunları
VR ile ilgili endişeler: Toplanan verilerin, yani iris veya retina taramaları, parmak izleri ve el izleri, yüz geometrisi ve ses izleri gibi biyometrik verilerin son derece kişisel doğası, önemli bir VR gizlilik sorunudur.
Parmak izleme: Sanal dünyada, kullanıcı el hareketlerini gerçek dünyada olduğu gibi kullanabilir; örneğin, sanal tuş takımında kodu yazmak için parmaklarını kullanabilir. Ancak bu, sistemin, bir PIN kodunu yazan parmakları gösteren parmak izleme verilerini kaydettiği ve aktardığı anlamına gelir. Saldırgan bu verileri yakalayabilirse kullanıcının PIN’ini yeniden oluşturabilir.
Göz izleme: Bazı VR ve AR başlıkları göz izleme de yapabilir. Bu tür veriler kötü amaçlı kişiler için değerli olabilir. Tam olarak neye baktığını tam olarak bilmek, bir saldırganın kullanıcının değerli bilgilerini açığa çıkarmasına ve böylece kullanıcı eylemlerini yeniden oluşturmasına yardımcı olabilir.
İnsanların benzersiz hareket şekilleri olduğundan VR ve AR izleme verilerini anonim hale getirmek neredeyse imkansızdır. Araştırmacılar, VR başlıklarında toplanan davranışsal ve biyolojik bilgileri kullanarak çok yüksek bir doğrulukla tanıma elde edebiliyor ve bu da VR sistemlerinin ele geçirilmesi halinde gerçek bir sorun teşkil edebilir.
Posta kodları, Ip adresleri ve ses izleri gibi VR ve AR izleme verileri de potansiyel “kişisel olarak tanımlanabilir bilgiler” (PII) olarak kabul edilmelidir. Harici taraflar bu bilgileri bir kişinin kimliğini tek başına veya diğer kişisel veya tanımlayıcı bilgilerle birleştirerek tespit etmek veya izlemek için kullanabildiğinden, bunlar PII olarak kabul edilebilir. Bu, VR gizliliğini önemli bir konu haline getirir. (2)
Sanal gerçeklik ve simülasyon teknolojileri, eğitimden mesleki beceri kazanımına kadar uzanan geniş uygulama alanlarıyla öğrenme anlayışını kökten dönüştürüyor. Tanımı netleşen, kullanım alanları giderek çeşitlenen bu teknolojiler; gizlilik ve güvenlik konularında atılan adımlarla birlikte daha sürdürülebilir ve güvenilir bir yapıya kavuşuyor. Dijital dünyada güvenliğin sağlanması, sanal ortamların eğitsel değerini artırırken; risk almadan deneyimleme imkânı sunan simülasyonlar, geleceğin eğitim modellerinin temel taşlarından biri olma yolunda ilerliyor. Tüm bu gelişmeler, sanal gerçekliğin yalnızca bir teknoloji değil, eğitimin geleceğini şekillendiren stratejik bir araç olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.
(1)https://www.nsocialtr.com/vr-egitimde-sanal-gerceklik-360-video.html
(2)https://www.kaspersky.com/resource-center/threats/security-and-privacy-risks-of-ar-and-vr