YAPAY ZEKA DİJİTAL SÖMÜRGECİLİĞE Mİ SEBEP OLUYOR?

Dil, bir iletişim aracı olmanın ötesinde; kültürün simgesi, milletlerin kimliği ve dünyaya bakış açısıdır. Dünya üzerinde sekiz bini aşkın dilin olduğu, bunların yedi bin kadarının halen konuşulduğu[i], bin kadarının ise dijital ortamda yer aldığı düşünülmektedir.[ii] Dil çeşitliliği yapay zeka sektöründe daha da düşük seviyelerdedir. Bu durum, “dil eşitsizliği” kavramıyla açıklanır.

Ortaya çıkan dil eşitsizliği sorunu, teknik bir mesele değil kültürel ve sosyal bir sorundur. Dilin yapay zeka sektöründeki temsilinde görülen bu sorun, insanın teknolojiye erişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Hak ve özgürlükleri sekteye uğratmakta; dilsel adalet ve dijital kapsayıcılık ilkeleri ihlal etmektedir.

Yapay zeka araçları ağırlıklı olarak İngilizce dilindedir. Dünya Ekonomik Forumu (WEF), dünya nüfusunun beşte birinden azının İngilizce konuştuğunu ancak, yapay zekanın İngilizce etrafında şekillendiğini belirtmiş[iii] bu durumun yerel dillerde hizmet veren sistemlerde çarpıklıklara yol açtığını vurgulayarak “Sonuç olarak, tek bir sesin sesini dinleyerek inşa ettiğimizde, eşitsizliği pekiştirmiş oluruz.” demiştir.[iv]

Sınırlı sayıda dil yapay zeka alanında baskın olarak kullanılmaktadır. Kullanıcılar, yapay zeka araçlarının sağladı yararlardan dillerinin sektördeki varlığı kadar yararlanmaktadır. Dijital dönüşüm ve yapay zekanın gelişimi bize benzersiz fırsatlar sunarken, bu fırsatlardan yararlanma konusunda önümüze dil bariyerini, istemeden de olsa, çekmiştir. Böylelikle yapay zekanın sunduğu fırsatlar, diğer diller ve kültürler için eşitsizliği artıran bir etken olmaya başlamıştır.

Yapay zeka araçları eğitimde, bilimsel araştırmalarda ve toplumsal hizmetlerde kullanılır. Bu yüzden yapay zeka araçlarının çeşitli dillerle, dijital kapsayıcılık kapsamında, desteklenmesi gerekmektedir. UNICEF, çok dilli yapay zeka gelişimine önem vermiş ve insanların ana dilleriyle teknolojiye erişimine odaklanmıştır.[v] Yerel dillerle desteklenen yapay zekadan alınan hizmet, düz bir çeviriyle yapay zekadan alınacak hizmetten daha faydalıdır.

Yapay zeka ürün maliyetimizi düşürür, yeni iş kolları ortaya çıkarır, zamandan ve emekten tasarruf etmemize olanak tanır. Lakin karşılığında, dil eşitsizliği sebebiyle, kültürel erozyona yol açabilir. Dil bünyesinde kültürü barındırması, topluma ait sosyal kavramlara yer vermesi ve ait olduğu toplumun aklını göstermesi bakımından biriciktir. Her dil ait olduğu milleti içinde yaşatır. Yapay zeka sektöründe yaşanan dil homojenleşmesi, kültürü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya getirmektedir.

Yapay zeka araçlarının belli dillerle, belli ülkelerin kültürel değerleriyle işlenip başka dilleri dışlaması ya da dejenere ederek kullanması, dil sömürgeciliğine sebep olmaktadır. Dillerin dijital varlığı görmezden gelinmekte, dijital egemenliğine zarar verilmektedir. Yapay zeka sektörünü domine eden dilin kültürü, teknoloji kullanılarak dolaylı yoldan, diğer kültürlere dayatılmaktadır. Diğer diller, yaşayan dil olma özelliğini fark etmeden kaybetmektedir. Bilimden, teknolojiden ve üretimden uzaklaşıp sadece tüketime sürüklenmektedir. Bu durum dijital sömürgeciliğin kapısını aralamaktadır.

İçinde bulunduğumuz yapay zeka çağı yalnızca teknolojik bir sıçrayış değil; dil ve kültür aracılığıyla ülkeler arası yeni güç dengesinin kurulduğu bir dönemdir. Sektörde belli dillerin baskın olup diğerlerinin dışlanması eşitsizliğe, bu eşitsizlik de fark edilmeden dijital sömürgeciliğe neden olmaktadır. Bu durum kültürden sosyal hizmetlere, eğitimden bilime kadar etki etmektedir. Eğer yapay zekayla geleceğimizi inşa etmek istiyorsak;  dilimizi, kültürümüzü ve kimliğimizi koruyup devamlılığını sağlamak zorundayız. Bu da yapay zeka sektöründe çok dilliliği ve dijital kapsayıcılığı sağlayabilmemizle mümkün olacaktır. Aksi halde dijital sömürgecilik, bizim için yapay zeka çağının kaçınılmaz bir bedeli olacaktır.


[i] https://unesdoc.unesco.org/ark:/48223/pf0000380132/PDF/380132eng.pdf.multi

[ii] https://www.unesco.org/en/articles/unesco-launches-global-roadmap-multilingualism-digital-era

[iii] https://www.weforum.org/stories/2024/09/ai-linguistic-diversity-gap-missed-opportunity

[iv] https://www.weforum.org/stories/2026/01/how-can-we-design-ai-agents-for-a-world-of-many-voices

[v] https://www.unicefventurefund.org/story/trends-and-future-outlook-generative-ai-access-inclusion-and-advancing-sdgs

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir