Değişimin Yeni Adı: Toplum 5.0

Tekerleği icat eden insanlar sadece yüklerini taşımayı mı amaçlıyordu? Elbette ki ticari eşyalarını güvenle taşımak, kol gücünün iş yükü üzerindeki etkisini azaltmak istemişlerdir. Ancak ortaya koydukları bu ürün -ulaşım aracı olarak- onları uzak yerleşim yerlerindeki sevdiklerini de kavuşturmuş, görmeyi arzu ettikleri yerlere -ticari amaçlar dışında- seyahat etme imkanı da vermiştir. Yani tekerleği icat eden atalarımız bunu sadece maddi amaçları için kullanmakla yetinmeyip sosyal ihtiyaçlarını da karşılamışlardır.

Tarih boyunca endüstriyel ihtiyaçlarımız teknolojik gelişmelere sebep oldu, teknolojik gelişmeler amaçların yanı sıra sosyal ihtiyaçlarımızı da karşıladı. Yani sosyal ihtiyaçlar, teknolojik gelişimin yalnızca etki ettiği bir alanıydı, amacı değildi. Ancak günümüzde işler değişti. Artık sosyal ihtiyaçlar, teknolojik gelişmenin ana nedenlerin başında geliyor. Bakış açımız değişti ve biz bu değişimi “Toplum 5.0” olarak adlandırıyoruz.

İnsanlık için teknoloji artık bir amaç değil, bir araçtır. Toplum 5.0’ın insanı merkeze alan yaklaşımı teknolojiyi bir araç olarak kullanarak dijital ve fiziksel dünyayı birleştirmeye amaç edinir ve yaşlanan nüfus, sağlık hizmetlerine erişim, iklim değişikliği, kentleşme gibi toplumsal sorunlara çözüm sunar.

2016 yılında Japonya’nın devlet vizyonu olarak ortaya çıkan bu fikir, Japonya Başbakanı Shinzo Abe’nin 2017’de Almanya’daki CeBIT fuarında yaptığı konuşmayla küresel düzeye taşındı.[i] Toplum 5.0 vizyonu birçok ülke tarafından benimsendi. 2019 yılında Japonya’da gerçekleştirilen Osaka zirvesinde Türkiye’nin de aralarında bulunduğu G20 ülkeleri Osaka Liderler Bildirisi’ni[ii] imzaladı.

Bu fikrin Japonya’dan çıkması tesadüfi değil. Yaşlanan nüfus ve doğal afetler insan merkezli teknolojiyi Japonya için gerekli kılmıştır. UNESCO Japonya’nın söz konusu dezavantajların üstesinden Toplum 5.0 vizyonuyla gelebileceğini belirtmiştir.[iii] Toplum 5.0 vizyonu, Japonya’yla benzer demografik ve ekonomik özelliklere sahip gelişmiş ülkeler için bir reçete oldu. Almanya ve İtalya gibi yaşlanan nüfusa sahip gelişmiş ülkeler yaşlılara robotlarla bakım verme fikrine, gelişmekte olana ülkeler ise akıllı şehir kurma ve enerji verimliliği konusunda Toplum 5.0’ın sunduğu çözümlere odaklandı.

Endüstri 4.0, dijital dönüşümle birlikte beraberinde birçok sorun da getirdi. Veri güvenliği ve gizliliği, yapa zeka etiği, otonom robotların tehlikesi, gelişen teknolojiyle birçok insanın işsiz kalması bu sorunların başında gelir. Teknoloji üretimi ve kullanımı konusunda, Toplum 5.0’ın insanı merkezi alan yaklaşımı bahsedilen sorunlara çözüm vadederek insanlığın teknolojiyle barış içinde kalmasını amaçlar. Üretim odaklı, fabrika merkezli olan ekonomik büyümeyi hedefleyen Endüstri 4.0’ın aksine Toplum 5.0 toplum odaklı, insan merkezlidir ve sürdürülebilir kalkınmayı hedefler. Böylelikle güvenli dijitalleşme sağlanıp fiziksel ve dijital dünyanın iç içe geçtiği adil, kapsayıcı, sürdürülebilir bir toplum inşa edilebilir.

Toplum 5.0’ın yansıması olarak; yeterli personel sayısına sahip olmayan bakımevlerinde robotlar insanlara bakacak, çiftliklerde sürücüsüz traktör kullanımı gerçekleştirilecek, dronlarla kargo teslimatı yaygınlaşacak. Yapay zekanın iş gücüne ve sosyal hayata entegrasyonuyla, daha az emek yoğun bir ekonomide nüfus azalması ve yaşlanmanın dezavantaj olmaktan çıkması umulmaktadır.[iv]  Toplum 5.0 tüm bunlardan daha fazlası; yaş, cinsiyet, engellilik durumu ya da coğrafi konumdan bağımsız olarak herkesin teknolojiden eşit biçimde yararlanmasını amaçlayan kapsayıcı bir toplum vizyonudur.

Sonuç olarak, Toplum 5.0 teknolojik gelişimi ekonomik büyümenin ötesine taşıyarak sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen, insan merkezli ve toplumsal faydayı gözeten anlayış ortaya koymaktadır. Teknoloji, dijitalleşen dünyada, insanların refahını güçlendiren onların sosyal ihtiyaçlarını karşılayan bir araç konumundadır. Yaşlanan nüfus, iklim krizi, doğal afetler, kentleşme, iş gücü dönüşümü gibi toplumsal sorunlara çözümler sunan Toplum 5.0 yalnızca Japonya’ya özgü kalkınma modeli olarak kalmadı; farklı sosyo-ekonomik yapıdaki ülkeler için de sürdürülebilir, insan merkezli gelecek vizyonu haline geldi.    


[i] https://japan.kantei.go.jp/97_abe/statement/201703/1221682_11573.html

[ii]https://www.mofa.go.jp/policy/economy/g20_summit/osaka19/en/documents/final_g20_osaka_leaders_declaration.html

[iii]https://www.unesco.org/en/articles/japan-pushing-ahead-society-50-overcome-chronic-social-challenges

[iv]https://www.unesco.org/reports/science/2021/sites/default/files/medias/files/2022/05/USR2021_PPT_Brussels.pdf

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir